ZAMAN
I
Eskiden olsa
çok eskiden
yani hapiste.
Dışarda,
yüreği
hala pır pır atarken kırlangıçların.
Yani
daha,
öksüz değilken evlerin çatıları;
Soluğumdur, der
buğulanan camlara
ya bir düş çiziktirirdin
ya bir şiir...
Sonrada ellerini
çenene dayayıp
yıldızları seyrederdin
parmak izleri alınmış düşlerinin arasından...
Martılar konmazdı hiç
ne kadar beklesende
avludaki telörgünün üstüne
ama
görüş günlerin vardı her çarşamba
Jandarma baskısına inat
annene, seviciye çıktığın...
II
Eskiden olsa
çok eskiden
yani hapiste.
Dışarda
daha donup ölmemişken
Mastı çiçeğinin kökleri.
Yani
daha öksüz kalmamışken
evlerin çatıları.
Soluğumdur, der
katlanırdın havadaki ayaza.
Hapisliğine bakmayıp
kardan adam yapardın avluda
terlriksiz ayaklarınla
sonrada her çarşamba anlatırdın
büyük bir iş yapmış çocuk gibi
seviciye çıktığında onu...
III
Şimdi
bütün kırlangıçları ölü
tüm hapishane kentlerin
mastı çiçekleri donmuş.
Dışarda
her nefeste
boğazına çatallanan bir acı yalnız.
Ve
Öksüz, çatısız kalmış
kondu evleri.
Yutkunduğun her solukda
görüş günlerin kaldırılmış;
seni
çarşambaları artık kimse sevmeyecek...
03.02.2009
0 yorum yazilmistir